Kuzey Ege’nin iki komşu ilçesi, iki farklı yönetim anlayışı ve ortada duran çıplak bir gerçek...
Temmuz ayı Foça Belediye Meclisi toplantısında yaşananlar, yerel yöneticilerin halkın gerçeklerinden ne denli kopabileceğinin adeta bir vesikası niteliğindeydi.
Bir tarafta halkın feryadını meclis kürsüsüne taşıyan bir meclis üyesi, diğer tarafta ise sokaktaki gerçekliğe gözlerini kapatıp "Ben daha iyiyim" diyen bir Belediye Başkanı: Saniye Bora Fıçı.
Meclis üyesinin dile getirdiği şikayet, aslında Foça’da denize girmek isteyen her vatandaşın malumu: İngiliz Burnu’na giriş 300 TL. Peki karşılığında ne var? Kocaman bir hiç. Ne bir duş kabini, ne bir tuvalet, ne de bir soyunma kabini...
Hemen yanı başımızdaki Aliağa Belediyesi’ne bakıyoruz. Kişi başı 150 TL (hatta yerel halka ve 65 yaş üstüne çok daha büyük kolaylıklarla) giriş yapılan pırıl pırıl bir Ağapark gerçeği var. İçinde şezlongu, şemsiyesi, onlarca mangal alanı, tertemiz duşları ve tuvaletleriyle model bir tesis.
Foça Belediye Başkanı Saniye Hanım’ın bu kıyas karşısındaki savunması ise ibretlik:
"Ben Aliağa Belediyesi'nden çok daha iyi durumdayım, sahillerin halka ücretsiz verilmesi konusunda..."
Sayın Başkan, siz kendi fildişi kulenizden sahilleri ücretsiz görebilirsiniz; ancak sosyal medyada ve Foça sokaklarında yükselen sesler bambaşka bir Foça’yı haykırıyor. Vatandaşın bu sözlerinize verdiği yanıtlar, lafla peynir gemisinin yürümediğinin kanıtıdır:
Vatandaş, kışın yaşanan o büyük sel felaketinde Foça’yı sular altından kurtarmaya Foça Belediyesi'nin değil, Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar’ın iş makineleriyle, işçileriyle bizzat geldiğini unutmadı. Yenifoça Atatürk Mahallesi sakinleri aylardır toz toprak içinde, dereden çıkan molozların gölgesinde yaşıyor.
Foça halkı bugün burnunun ucundaki sokak çöplerinden, sivrisinek istilasından şikayetçi.
Gencelli’yi karasinek bitirmiş, Kumburnu’nda çöp konteynerlerinin etrafı pislik yuvası haline gelmişken, hangi "iyi durumdan" bahsediyorsunuz?
Gencelli mahallesine bir sorun bakalım Aliağa Belediyesine bağlanmak istermisin diye size nasıl cevap verecekleri malum...
"Sahiller milletindir" derken, Bir Cafe’den askeriye bölgesine kadar kıyıların dubalarla, kafelerle yasadışı şekilde kapatılmasına zabıtanız neden göz yumuyor? Eski Foça ile Yeni Foça arasındaki plajların neredeyse tamamı şahıslara kiralanmışken, halk nerede ücretsiz denize girecek?
Foça’da bildiğim kadarıyla iki mavi bayraklı plaj var iken Aliağa’da üç tane mavi bayraklı plaj
Bu bir ideoloji meselesi değil, bir vizyon ve liyakat meselesidir.
Aliağa’da MHP’li Serkan Acar’ın yarattığı yerel yönetim modeli, bugün parti gözetmeksizin tüm bölge halkının takdirini kazanıyorsa; eski bir CHP emektarı bile "İdeolojimden zıt olduğu halde utanarak yazıyorum, Aliağa’yı örnek alın" demek zorunda kalıyorsa, oturup düşünmesi gereken Foça’yı yönetenlerdir.
Aliağa gelecek 50 yılın fizibilitesini yaparken, klimalı duraklar inşa edip, çöpleri yerin altına alırken; Foça Belediyesi henüz personeline maaş yetiştirme telaşında ve sokaktaki kuru otları temizlemekten aciz bir görüntü çiziyor.
Sayın Fıçı, kibirle ve "ben daha iyiyim" "edebiyatıyla belediye yönetilemez. Vatandaş sizden heykel siyaseti ya da içi boş polemikler değil; temiz sokaklar, kokmayan kanallar, sineksiz geceler ve insanca faydalanabileceği sahiller bekliyor.
Davete icabet edin; bir gün arabanıza binip komşunuz Aliağa’yı gezin. Belki o zaman belediyeciliğin lafla değil, icraatla yapıldığını bizzat yerinde görürsünüz.

