Haziran güneşi yüzünü iyice gösterdi.
Aliağa’mızda sahiller, hafta sonu iğne atsan yere düşmeyecek kıvama geldi bile.
Vatandaş bunaldı, kendini serin sulara atmak istiyor.
Buraya kadar her şey normal, her şey çok güzel.
Ancak her yaz başlangıcında sorduğum ama bir türlü kalıcı bir cevap alamadığımız o soruyu sorma vakti geldi:
Biz bu yaza gerçekten hazır mıyız? yoksa her zamanki gibi sorunlar çıktıktan sonra mı önlem alacağız?
Geçmiş yılların hafta sonu manzaraları hafızalarımızda taptaze duruyor.
Sahili açık hava çöplüğüne çeviren sorumsuzlar bir yanda, huzur kaçıran asayiş olayları diğer yanda... Hadi çevre kirliliğini, asayişi bir kenara koyalım; peki ya can güvenliği?
Yıllardır bıkmadan, usanmadan savunduğum, kaleme aldığım o hayati konu bu yaz ne durumda? Halkın denize yoğun olarak girdiği Şakran’da, Aliağa merkezindeki plajlarda o hayat kurtaran kırmızı şamandıralar nerede? Hangi plajımızda profesyonel bir cankurtaran kulesi ve görevlisi var?
Gelin, hafızaları biraz tazeleyelim ve sorumluları açıkça adres göstererek göreve davet edelim.
Malumunuz, 2005 yılından itibaren yürürlüğe giren yasalar ve ardından gelen 6360 sayılı Bütünşehir Yasası ile Şakran Temaşlıktan en itibaren kalan tüm sahil şeridi İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yetki ve sorumluluk alanına dahil edildi.
Kanun, büyükşehir belediyelerine kıyılar ve plajlar konusunda çok geniş yetkiler, dolayısıyla çok büyük sorumluluklar yüklüyor.
Bakın, uzağa gitmeye gerek yok.
Komşumuz Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’ne bir bakın.
Ayvalık’tan Edremit’e kadar halkın yoğun olarak denize girdiği her noktada tıkır tıkır işleyen bir cankurtaran hizmeti veriliyor. Mavi bayraklı plajların sayısı her geçen gün artıyor.
Peki, İzmir Büyükşehir Belediyesi ne yapıyor? Ne Aliağa’da, ne Dikili’de, ne de Foça’da bugüne kadar kurumsal, ciddi bir cankurtaran hizmeti verdiğini duyan var mı?
Ben duymadım, duyanı da görmedim! Bu vurdumduymazlık, bu Kuzey Ege’yi üvey evlat görme hastalığı ne zaman son bulacak?
Madem İzmir Büyükşehir Belediyesi bu asli görevini yerine getiremiyor ya da getirmek istemiyor; o zaman iş başa düşüyor demektir.
Aliağa Belediyesi bugüne kadar bu kente çok güzel sosyal alanlar kazandırdı.
Nasıl ki koskoca bir Ağa Park projesini bu kente gururla sunduysa, ön plajlara ve Şakran sahiline de pekala modern cankurtaran kuleleri yerleştirebilir.
Belediye, halkın can güvenliğini korumak ve halka hizmet etmek için vardır.
Üstelik elimizde her zaman takdir ettiğim, bu kentin gururu olan bir Millet Ekibimiz var.
Bu ekip bünyesinde ilk yardım eğitimi almış, pırlanta gibi arkadaşlarımız mevcut.
Nüfusu 110 bini aşan, sanayinin kalbi olan bu kentte 112 ambulans sayısının yetersizliği hepimizin malumu.
Soruyorum sizlere: Hafta sonları bu ilk yardım eğitimi almış arkadaşlarımız, belediyenin hasta nakil araçlarıyla birlikte bir tanesi Arka Plajlar’da, diğeri ise Şakran sahillerinde konuşlandırılsa fena mı olur?
Olası bir boğulma ya da güneş çarpması vakasında, o dakikaların altın değerinde olduğunu hepimiz biliyoruz. İlk müdahale hayat kurtarır. Bunu akıl etmek bu kadar mı zor?
Gelelim madalyonun diğer yüzüne...
Hafta sonu bittikten sonra sahillerde geriye kalan o utanç tablolarına, yani çöplere.
Aliağa Belediyesi Zabıtası’nın personel sayısı belli, üzerlerindeki yük ağır. Ancak bu bir bahane olmamalı.
Plajlar mevkiinde ve Şakran sahilinde, hafta sonları 1 motosikletli ve 1 araçlı zabıta ekibi özel olarak görevlendirilemez mi? Görevlendirilir.
Bu ekipler sadece tur atmayacak; sahilimizi, geleceğimizi, çocuklarımızın yüzeceği yerleri pervasızca kirletenlere acımadan gerekli idari para cezası tutanaklarını çatır çatır düzenleyecek.
Kusura bakmayın, çevre bilinci lafla değil, gerektiğinde cebin canını yakan cezalarla kalıcı hale gelir.
Buradan hem İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkililerine hem de Aliağa Belediyesine açıkça çağrıda bulunuyorum: Vatandaşın canı ve sahillerimizin temizliği hiçbir siyasi bürokrasiye ya da "senin görevin-benim görevim" kavgasına kurban edilemez.
Yarın bir gün sahillerimizden acı bir haber aldığımızda, o kırmızı şamandıraların, o cankurtaran kulelerinin yokluğunu birbirinize suç atarak kapatamazsınız.
Yol yakınken tedbirleri alın, Aliağa halkı sahillerinde huzurla, güvenle denize girsin.
Bizden söylemesi

