İsmail Hakkı Ergün

İsmail Hakkı Ergün

Aliağa Medya / Genel Yayın Yönetmeni

Hayalperestlik Değil, Hafızadır Bu

01 Ocak 2026 - 21:40

Sevdiğim bir başkandır Cemil Tugay.
Bunu saklayacak değilim. 
Ama sevdiğimiz insanların her söylediğini alkışlamak zorunda değiliz.
Menemen’de söylediği
“Aliağa’nın il olma talebi hayalperestliktir. İzmirli olmak bir itibar vesilesidir.İzmirli olmak, İzmir’in bir ilçesi olmak bir itibar meselesidir, bir imtiyazdır.”
cümlesi, bir anlık söz değildir.

Bu cümle, Bakırçay’ın yıllardır bastırılan hafızasına dokunmuştur.
Evet, İzmirli olmak bir itibar vesilesidir.
İzmir’de toplanmayan Cöpler   itibar vesilesidir.
15 yıldan beri Şakrana gelmeyen kanalizasyon  İzmir’in bir ilçesi olmak bir itibar meselesidir

Ama asıl soru şu:
Bu itibar kime, ne zaman, nasıl hissettirildi?
Sayın Başkan, siz Karşıyaka Belediye Başkanlığı yaptınız.
Benim de çocukluğumun bir bölümü Karşıyaka’da geçti.
Hergele Meydanı’nı bilirim, o abileri bilirim.
Karşıyakalıya “İzmirli misin?” diye sorduğunuzda ne derdi bilirsiniz:
“İzmirliyim” demez,
“Karşıyakalıyım” der.
Hatta bir adım ileri gider:
“35 buçuk.”
Peki soralım o zaman…
2014 yılına kadar İzmir merkezinde yaşayan Aliağalılara nasıl bakılıyordu, biliyor musunuz Sayın Başkan?
Bir örnek vereyim.
CHP’li dostlarım da şahittir.
Karşıyaka Arena’daki maçlarda tribünlerden yükselen o tezahüratları unutmadık:
“Köylüler çapaya, köylüler çapaya…”
Sözde bizi küçümseyen bir dildi bu.
Ama biz alınmadık.
Çünkü biz biliriz:
Köylü, milletin efendisidir.

Gelelim “hayalperestlik” meselesine…
Aliağa Belediye Başkanı, “Aliağa tek başına il olsun” demiyor.
Bunu özellikle yazıyorum.
Kocaeli, Hatay, Adapazarı örneklerini veriyor.
Bergama, Kınık, Foça, Dikili…
Merkezi Aliağa ya da Bergama olan bir Bakırçay İl Modeli öneriyor.
Bu hayalperestlik mi?
Yoksa bölgesel akıl mı?
Bu bir ayrılık talebi değil,
bir adalet talebidir.

5216 ve 6030 sayılı yasalarla Büyükşehir sistemine dahil edilen bu ilçeler,
gerçekten Büyükşehir imkânlarından yeterince faydalanabiliyor mu?
Aliağa, İzmir ekonomisine tek başına devasa bir katma değer sağlarken,
İller Bankası payında geri sıralardaysa
burada sorun hayal değil,
paylaşım sorunudur.
Üstelik şunu da not düşelim:
Aliağa Türkiye’nin dört bir yanından göç  alan bir şehir..
Ülkenin her yerinden gelip burada üretim yapanlar var.
Bu noktada mesele CHP açısından da önemlidir.
CHP, yerelin sesini merkeze taşıyan bir parti olmak zorundadır.
Bakırçay’ın talebini “hayalperestlik” diyerek geçiştirmek,
parti geleneğine de, sosyal demokrat anlayışa da uymaz.
“İzmirli olmak itibar vesilesidir” demek kolaydır.
Zor olan,
o itibarı kentin çeperlerinde de hissettirmektir.

Bakın…
Lider dediğiniz kişi ileriyi görür.
Tarihte ve bugün, ileriyi görenlere önce ne dendiğini hepimiz biliyoruz:
Hayalperest…
Ama sonra ne oldu?
O hayaller, bu ülkenin gerçeği oldu.
Son bir not…
Tanju Çelik’in de dile getirdiği gibi,
bölgeye yeni bir havaalanı açıldığında bu coğrafyanın gücü daha da artacak.
Bu mesele bir “ayrılık” meselesi değil.
Bu mesele adalet, paylaşım ve bölgesel denge meselesidir.
Aliağa’yı hayalperestlikle küçümsemek kolaydır.
Ama Aliağa,
hayal değil,
gerçeğin ta kendisidir.
Ve bazen gerçekler,
en çok “itibar” kelimesinin arkasına saklanır.

Son söz:
Keşke İzmir’in çöp dağlarını yok edecek  biraz hayal kursaydınız  sevgili  Cemil Başkanım..
İzmirliler sizden bunu bekliyor.