Reklam

Bakan Bilgin, NTV Canlı Yayınında Çalışma Hayatına İlişkin Soruları Yanıtladı

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, NTV canlı yayınında gündeme ve çalışma hayatına ilişkin soruları yanıtladı. Bilgin, emeklilerin Ramazan Bayramı ikramiyelerinin bayramdan önce 28 veya 29 Nisan’da hesaplara yatırılacağını açıkladı.

Bakan Bilgin, NTV Canlı Yayınında Çalışma Hayatına İlişkin Soruları Yanıtladı
Editör: Aliağa Medya
20 Nisan 2022 - 19:20

 

Bakan Bilgin, pilot uygulamasının Gaziantep’te başlatıldığı Üretim Sürecine Katılım Programı’nın çalışma hayatına katkıları ile ilgili şu bilgileri paylaştı:

“Türkiye’de temel sorunların başında istihdam gelmektedir. Amacımız üretim sürecine katılan insanların sayısını arttırmak. Türkiye, 85 milyon nüfuslu bir ülke ekonomimiz büyüdükçe refah seviyesi artıyor ama refah seviyesinin paylaşımında en önemli unsurlardan birisi işsizlik sayısını azaltmak. İşsiz insanların refahtan pay alması mümkün değil, bunun için amacımız işsizlik sayısını azaltmak ve sosyal güvenlik sistemini kapsamlı hale getirmek bunlar refahın önemli göstergeleri arasında yer almaktadır. Türkiye’nin pandemi sürecinden sonrada dünyanın büyüme gerçekleştiren iki ülkesinden birisi olduğunu düşünürsek, geçen seneki büyüme rakamını da ciddiye aldığımız zaman çift haneli rakama ulaşmış bir büyümemiz var. Geçen ayki sanayi üretimindeki yüzde 13’lük artışı dikkate alırsak Türkiye sanayiye dayalı büyümeyi gerçekleştiren aynı zamanda da istihdam yaratan bir ülke. Geçen sene pandemi şartlarına rağmen 1 milyonun üzerinde istihdam yaratan ekonomi olduk.”

Üretim Sürecine Katılım Programı

Ekonomide yaşanan dalgalanmalara rağmen Türkiye’nin yoluna devam ettiğine vurgu yapan Bilgin, “İhracata dayalı büyüme içinde sanayiye dayanan büyüme fevkalade önemli. Çünkü sanayi ürünlerinin toplam ihracatımız içerisindeki payı her yıl artıyor. Bütün bunlar bizim istihdam yaratma kabiliyetimizin olduğunu gösteriyor. Sanayicilerimizle, iş adamlarımızla karşılaştığımız zaman en çok yönelttikleri talep; aradıkları nitelikte insanları bulamamalarıydı. Bunu iki şekilde bulabiliriz diye düşündük birincisi İşbaşı Eğitim Programlarını yeniledik, daha kapsamlı hale getirdik. İkincisi de yeni bir model olan Üretim Sürecine Katılım Programı. Gaziantep’te başlattık, Bursa, İzmit ve diğer sanayi bölgelerini seçerek uygulayacağız ve uzun vadede istihdama ne kadar etkisi olduğunu ölçeceğiz. Üretim sürecine katılımda İŞKUR’a müracaat eden işsizleri üç kategoride belirledik: Eğitim düzeyi ilkokul olanlar, lise ve üniversite mezunları şeklinde üç farklı ücret kategorisinde ödeme yapılacak. Biz işverene işe alınanlar için doğrudan doğruya ücretlerini vereceğiz, işin niteliği üç ay gerektiriyorsa üç ay, altı ay gerektiriyorsa altı ay bu ücretleri ödeyeceğiz. Fakat bir şartımız var işveren yetiştirme sürecinde üç ay destek aldıysa 1 yıl, altı ay destek aldıysa 2 yıl aldığı işçinin istihdam garantisini kapsayan bir proje. 50 kişinin üzerinde çalışanı olan işletmelerin müracaat edebileceği eğitim veya kurs değil doğrudan istihdam yaratan bir proje olacak. Çünkü kurumsal işletmelerin istihdam yaratma kabiliyetini ve onların nitelikli emek ihtiyaçlarını kendi üretim süreçlerine katılan işçilere doğrudan aktararak kendi elemanını kendisi yetiştirecek, biz yetiştirme sürecine destek vereceğiz sonrasında istihdama devam edecek. Doğrudan istihdam yaratma kabiliyeti olan bir proje olduğu için görüştüğüm Türk sanayiciler bunu heyecanla karşıladılar ve bunun Türkiye’de istihdam oluşturma imkanı olarak da önemli bir işlevi olacağını düşünüyorum” diye konuştu.

İstihdam Garantili Yeni İşbaşı Eğitim Programı

İstihdam garantili yeni İşbaşı Eğitim Programı’na ilişkin bilgileri aktaran Bakan Bilgin, daha önceki uygulamada da bazı istihdam garantileri olduğunu ancak istismar edildiğini belirterek, “Bu istismarların önünü kapatan yeni bir düzenleme yaptık. İşbaşı Eğitim Programı’nda işe giren çalışana istihdam garantisini şart koşuyoruz. Orada da 3x3 modelini getiriyoruz ve işverene 3 ay destek verdiğimizde işçinin 9 ay çalışmasını, 6 ay destek verdiğimizde 18 ay çalışmasını garanti etmesini sağlıyoruz. Eğitim sürecine katılanların öğrenci olması veya işsiz olması gibi çeşitli özelliklerine göre onların da ücret kategorileri var. Onu da iş içinde eğitim şeklinde bir modele dönüştürdük, bu modelin de istihdam yaratma kabiliyetinin olduğunu düşünüyoruz, aynı zamanda etki analizi yaparak bu programları ölçeceğiz. Daha önce fonksiyonel olmayan işlerde kullanılan kaynaklar var, verimsiz kullanılmış bütün bu kaynakları istihdama yönlendirdik. Kaynak sorunu yok önemli olan sanayinin talep ettiği istihdamı yaratmak ve istihdam garantisini vermek” ifadelerini kullandı.

Bilgin, gündemde olan emekli bayram ikramiyesi ücretlerinin artışı ile ilgili tartışmalara ilişkin ise şu anda artış yapılması yönünde bu konunun gündemlerinde olmadığını söyledi. Ramazan Bayramı ikramiyelerinin mevcut ücreti ile 1100 TL olarak hesaplara yatacağını belirten Bilgin, 28 veya 29 Nisan’da ikramiyelerin emeklilere ödeneceği bilgisini paylaştı.

“Biz Çalışanlarımızı Yaptığımız Toplu Sözleşmelerle Koruyarak Garanti Altına Aldık”

Ayrıca asgari ücrette enflasyona dayalı bir düzenleme veya güncellemenin de gündemlerinde olmadığını kaydeden Bakan Bilgin, şu anda enflasyonla mücadeleyi esas alan bir ekonomik programın uygulandığını hatırlatarak, şöyle konuştu:

“Bu ekonomik programın başarılı olması ve bunu bozacak herhangi bir girişimde bulunmamak lazım. Enflasyonu Ağustostan sonra yatay bir çizgi daha sonra da aşağıya yönlü yapabilirsek bu Türkiye’nin yeni ekonomik programının başarısı, büyüme hedeflerine ulaşması, ihracat hedeflerine ulaşması açısından fevkalade önemli olacaktır. Bunlar hiper enflasyona gidişi tetikleyecek, enflasyon sarmalına Türkiye’yi düşürecek olaylara yol açar. Bu tür hiper enflasyon tehlikesini çağrıştıracak söylemlerde bulunmayı doğru bulmuyorum. Şu anda böyle bir gündemimiz yok. 3 ay önce asgari ücreti, yüzde 50’nin üzerinde tarihi bir şekilde artırdık. İlk defa bütün ücret türlerinden asgari ücret düzeyindeki geliri vergi dışı bıraktık, bu tarihsel bir adım. Toplu sözleşme düzeni içerisinde çalışanlarımız emekliler de dahil olmak üzere Temmuz’da yeniden enflasyon farkları ortaya çıktığı zaman enflasyon farkını yeniden alacaklar. Geçtiğimiz dönemde Ocak başında sosyal refah veya denge payı vermiştik Temmuz’da bunları yeniden gündeme getireceğiz. Türkiye, programını kontrol altında yürütüyor, ihracata dayalı büyüyor, sanayi üretimi attıkça Türkiye’nin büyümesi reel olarak sağlam temellere dayanıyor. Biz ekonomi programımızı başarıyla götürmek mecburiyetindeyiz burada sapmalara, popülist taleplere kaymamamız lazım. Biz çalışanlarımızı ve emekçilerimizi yaptığımız toplu sözleşmelerle koruyarak garanti altına aldık. Sosyal politikalarla temellendirilmiş ekonomik programını yürütüyoruz bunda da başarılı olacağımızdan şüphemiz yok.”

3600 Ek Gösterge Komisyonu'nun 10 Mayıs'ta son kez toplanacağını, çıkan düzenlemenin Cumhurbaşkanına sunulacağını belirten Bilgin, "Daha sonraki aşama Meclis aşamasıdır. Bu yılın sonunda Meclis'ten çıkar diye düşünüyorum" dedi.

Bilgin, "Kamuoyunda Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) olarak adlandırılan kesimle ilgili bir çalışma olacak mı?" sorusuna, "Bu tartışmalar bazen Meclis'te de oluyor. Açıklamalarda bulunan bazı milletvekillerimiz oluyor. Siyasetçilerin bu açıklamaları yapması doğal bir şey. Şu anda gündemimizde bu yok. Ben gündemimizde olan konuları konuşmayı seviyorum. Gündemimizde 3600 ek gösterge var, kamudaki sözleşmeli çalışanlar var" cevabını verdi.

3600 Ek Gösterge’nin ardından sözleşmeli personel konusunun çalışılacağına değinen Bilgin, “Kamuda çok sayışa sözleşmeli statüsü var, bunları azaltmayı düşünüyoruz. Sadece nadir bulunan statülere sahip bilişim uzmanı gibi mesleklere sahip insanları sözleşmeli olarak istihdam etmeye ihtiyaç var. Şu anda kamudaki sözleşmeli düzeni çok dağınık, sözleşmeli statüsünü kamu personeli haklarına sahip yeni bir statüye dönüştürmeyi düşünüyoruz ve bu çalışmamız sürüyor. 3600’den sonra ilk gündemimiz bu olacak bu konuyu da bu yıl içerisinde bitireceğiz” diye konuştu.

“1 Mayıs, Demokrasinin Olduğu Yerde Kutlanan Bir Emek Bayramıdır”

Konfederasyonların, sendikaların ve işçilerin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü şimdiden tebrik eden Bakan Bilgin, şöyle devam etti:

“1 Mayıs demokrasinin kurumudur, 1 Mayıs’ın özgürce kutlandığı ülkeler demokratik ülkelerdir. 1 Mayıs demokrasinin olduğu yerde kutlanan bir emek bayramıdır. Antidemokratik eğilimlere sahip şiddet örgütleri 1 Mayıs düşmanıdırlar. Demokrasinin düşman oldukları için 1 Mayıs’ın da düşmanıdırlar onları ciddiye almıyoruz. Ama Türkiye’deki büyük kitle örgütleri, konfederasyonlarımız Türk-İş, Hak-İş, DİSK bunlar 1 Mayıs’a kurumsal olarak sahip çıkmış, anlamını kavramış sendikacıların ve işçilerin bulunduğu topluluklardır. 1 Mayıs ve demokrasi bilinciyle hareket eden bütün işçilerimizin 1 Mayıs’ını şimdiden kutluyorum. Bu yıl bir sürprizle 1 Mayıs’ı inşallah kutlayacağız”

“Avrupa Delegasyonu’nun  ‘Sosyal hukuku tanımıyorum’ Demesi Tarihsel Bir Dram”

 Avrupa Delegasyonu’nunun örgütlü Türk işçilerin haklarını ve toplu sözleşmesini uygulamadığını bu yönde kendilerine şikayetlerin geldiğini söyleyen Bilgin, “Avrupa Birliği, Avrupa kurumları dediğimiz zaman aklımıza demokrasi, sosyal haklar, sosyal hukuk, sosyal politika gelir. Bunları uygulamayan bir Avrupa Delegasyonu var Türkiye’de, toplu sözleşmeyi uygulamıyorlar, tabii bunlara bütün yaptırımları uygulayacağız. Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan herkes, her kurum, her müessese Türkiye’nin Büyük Millet Meclisi’nin çıkardığı kanunlara, İş Kanunumuza, Toplu Sözleşme Kanunumuza, Sendikalar Hukukumuza uymak zorundadır. Burası bir sosyal hukuk devletidir, Avrupa Delegasyonu’nun  ‘Sosyal hukuku tanımıyorum’ demesi tarihsel bir dram. Bu ayıbı gerçekleştiriyorlar ve kendilerine karşı gerekli müeyyideleri uygulayacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın