Aliağa'da 8 Mart Yürüyüşü Düzenlendi
Editör: Aliağa Medya
08 Mart 2026 - 18:44
İzmir’in Aliağa ilçesinde, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla Aliağa Emek ve Demokrasi Platformu tarafından yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirildi.
Aliağa’da platformun çağrısıyla bir araya gelen kadınlar, Petrol-İş önünde toplanarak Demokrasi Meydanı’na yürüdü. Yürüyüş boyunca “Yoksulluğa, şiddete, tacize tecavüze , eşitsizliğe ,krize ,savaşa karşı; söylenecek sözümüz değiştirecek gücümüz var ” yazılı pankart taşındı. Katılımcılar yürüyüş sırasında “Kadın, yaşam, özgürlük”, “Kadınlar yürüyor mücadele büyüyor” ve “Yaşasın kadın dayanışması” sloganları attı.
Demokrasi Meydanı’nda yürüyüşün ardından platform adına basın açıklaması yapıldı. Açıklamayı Ebru Er ile Tuba Eşref Çınar birlikte okudu. Açıklamada, kadınların halen şiddet, ücret eşitsizliği ve ayrımcılıkla karşı karşıya kaldığı vurgulandı.
Basın açıklamasında, 1857 yılında ABD’nin New York kentinde dokuma fabrikasında çalışan kadın işçilerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve ücret artışı talebiyle başlattıkları grevin, kadın mücadelesinin tarihsel simgelerinden biri olduğu hatırlatıldı. Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı kararıyla 8 Mart’ın Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak ilan edildiği ifade edildi.
Açıklamada, kadınların günümüzde de güvencesiz ve ağır çalışma koşullarında çalıştığı, ücret eşitsizliği ve iş güvencesi sorunlarının devam ettiği belirtildi. Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerine de değinilen açıklamada, bu durumun toplumsal ve politik bir sorun olduğu ifade edildi.
Platform tarafından yapılan açıklamada ayrıca kadınların ekonomik, sosyal ve siyasal haklarının korunması, eşit işe eşit ücret uygulanması, sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması, eğitim ve sağlık hizmetlerinin kamusal ve ücretsiz olması gerektiği vurgulandı.
Kadınların yaşam, boşanma ve kürtaj haklarının korunması, İstanbul Sözleşmesi’ne yeniden dönülmesi ve 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Kanunu’nun etkin uygulanması talepleri dile getirildi.
Basın açıklamasında son olarak kadınların yoksulluğa, şiddete ve savaşa karşı eşit ve özgür bir yaşam için mücadeleyi sürdüreceği ifade edildi.
Aliağa’da platformun çağrısıyla bir araya gelen kadınlar, Petrol-İş önünde toplanarak Demokrasi Meydanı’na yürüdü. Yürüyüş boyunca “Yoksulluğa, şiddete, tacize tecavüze , eşitsizliğe ,krize ,savaşa karşı; söylenecek sözümüz değiştirecek gücümüz var ” yazılı pankart taşındı. Katılımcılar yürüyüş sırasında “Kadın, yaşam, özgürlük”, “Kadınlar yürüyor mücadele büyüyor” ve “Yaşasın kadın dayanışması” sloganları attı.
Demokrasi Meydanı’nda yürüyüşün ardından platform adına basın açıklaması yapıldı. Açıklamayı Ebru Er ile Tuba Eşref Çınar birlikte okudu. Açıklamada, kadınların halen şiddet, ücret eşitsizliği ve ayrımcılıkla karşı karşıya kaldığı vurgulandı.
Basın açıklamasında, 1857 yılında ABD’nin New York kentinde dokuma fabrikasında çalışan kadın işçilerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve ücret artışı talebiyle başlattıkları grevin, kadın mücadelesinin tarihsel simgelerinden biri olduğu hatırlatıldı. Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı kararıyla 8 Mart’ın Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak ilan edildiği ifade edildi.
Açıklamada, kadınların günümüzde de güvencesiz ve ağır çalışma koşullarında çalıştığı, ücret eşitsizliği ve iş güvencesi sorunlarının devam ettiği belirtildi. Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerine de değinilen açıklamada, bu durumun toplumsal ve politik bir sorun olduğu ifade edildi.
Platform tarafından yapılan açıklamada ayrıca kadınların ekonomik, sosyal ve siyasal haklarının korunması, eşit işe eşit ücret uygulanması, sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması, eğitim ve sağlık hizmetlerinin kamusal ve ücretsiz olması gerektiği vurgulandı.
Kadınların yaşam, boşanma ve kürtaj haklarının korunması, İstanbul Sözleşmesi’ne yeniden dönülmesi ve 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Kanunu’nun etkin uygulanması talepleri dile getirildi.
Basın açıklamasında son olarak kadınların yoksulluğa, şiddete ve savaşa karşı eşit ve özgür bir yaşam için mücadeleyi sürdüreceği ifade edildi.






